Lefkoşa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin başkenti olduğu gibi adanın güney kesiminin de başkenti olması sebebi ile dünya genelinde özel bir niteliğe sahiptir. Bugün bir benzeri daha olmayan kent, Yeşil Hat adı verilen sınır ile ikiye bölünmüş durumdadır ve bu sebeple ikiye bölünmüş başkent statüsüne sahiptir. Kentin bir bölümünde Türkler söz sahibiyken diğer tarafında da Rumlar etkilidirler. Türk tarafında kalan tarihi değerlerden bahsedeceğimiz yazımızda, öncelikle Lefkoşa’nın öneminden bahsetmeden olmaz. Havalimanı ile doğrudan ulaşılabilen kent, tarih boyunca pek çok medeniyete sahne olmuş ve etkileriniz de bugüne kadar her sokağında taşımıştır. Dolayısıyla Lefkoşa’da gezerken, her bir noktasında geçmişe dair bir iz görürsünüz.

Lefkoşa gezisinin avantajlarından biri ise gezilip görülmesi gereken tarihi yerlerin, birbirine yakınlığıdır. Bu durum büyük oranda yürüyerek gezmeyi mümkün kılıyor. İklimin de genel itibariyle ılıman oluşu her mevsim rahatlıkla şehir içinde dolaşılmasını sağlıyor. Siz de bir hafta sonunuzu Lefkoşa’ya ayırıp rahatlıkla kentin değerlerine tanık olabilirsiniz. Peki, Lefkoşa’da nereleri görelim, nereler bir Lefkoşa tatili için olmazsa olmazdır derseniz, bölge küçük olmasına rağmen listenin uzun olduğunu söyleyebiliriz. İşte Lefkoşa’da görmeniz gereken tarihi değerler;

1. Arap Ahmet Camii

Arap Ahmet Camii, Kıbrıs’ta bulunan Osmanlı eserlerinden biridir. Türk yapısı olan eserler arasında dikkat çeken bu yapı, aynı zamanda önemli bir ibadet merkezidir. 1845 yılında yapılmış olan Arap Ahmet Camii, Kıbrıs’ın fethinde etkili olan Arap Ahmet Paşa’nın adına inşa edilmiştir. Klasik Türk Mimarisinin önemli bir örneği olmakla birlikte, Eski bir Latin kilisesinin yerine yapılmış olması sebebi ile caminin döşemesinin altında, Lüzinyan ve Venedik dönemlerine ait yazılı ve resimli taşlar bulunmaktadır.

2. Büyük Han

Kentin merkezinde yer alan Büyük Han, Kıbrıs’ın ilk Osmanlı yöneticisi olan Muzaffer Paşa tarafından emir verilerek inşa ettirilmiştir. Hanın yapımının 1572 yılında tamamlandığı biliniyor. Mimari özelliklerine dikkat edecek olursak ise aynı dönemde Anadolu’da inşa edilmiş olan hanlar ile büyük benzerliklerin olduğu gözlenmektedir. İçerisinde pek çok dükkân bulunmasına karşın han 2002 yılına kadar kapalı durumdaydı. 2002 yılı itibariyle açılan ve içerisinde hizmet vermeye başlayan pek çok dükkân bugün hediyelik eşya seçenekleri ile turistleri ağırlıyor.

3. Derviş Paşa Konağı

Bu konak 1800’lü yıllarda inşa edilmiş olan bir yapıdır ve konağa ismini veren Derviş Paşa, Kıbrıs’ta çıkarılan ilk Türk gazetenin yayınlayanıdır. Lefkoşa’nın ünlü ve ihtişamlı surları içerisinde kalan konak, görmekten hoşlanacağınız bir mimariye sahip. İki kapıya sahip olan konakta, iki farklı tarih okunuyor. Giriş kapısında 1807 tarihi bulunurken, Sonradan ilave edildiği anlaşılan baş odanın süslemelerle kaplı olan tavanında ise 1869 tarihi okunmaktadır.

4. Ermeni Kilisesi

Şehir Salahi Şevket sokağında yer alan Ermeni Kilisesi, oldukça eski bir tarihe sahip olmakla birlikte tahminen 8. Yüzyılda Kudüs’ten gelen göçmenler tarafından inşa edilmiştir. Hem mimari özellikleri ile dikkat çeken tarihi yapı, hem de dini anlamda bir kesim tarafından önem verilmektedir. Kentin tarih denilince ziyaret edilen yerlerinden biri olarak sayılır ve yapım tarihinin eskiliği, kıymetini daha da artırmaktadır.

5. Girne Kapısı

Lefkoşa Surları, yuvarlak şekli ile şehri çevreleyen eski ve gösterişli yapılardır. Bu surların üç adet kapısı bulunuyor ve merkezde yer alması ile en dikkat çekeni Girne Kapısı’dır. Bu kapı 1567 yılında Venedikliler tarafından inşa edilmiştir. Kemer şekli tasarlanmış olan kapıda bugün hem Venedik hem de Osmanlı izlerine rastlamak mümkün.

6. Kumarcılar Hanı

Lefkoşa’nın görülmeye değer tarih duraklarından bir diğeri de Kumarcılar Hanı’dır ve bu han kentin sahip olduğu 17. Yüzyıl eserlerinden biridir. Yapı hakkında çok fazla bilgiye sahip olunmasa da dört bir tarafındaki izler ziyaretçileri düşündürüyor. Gotik detaylara sahip olan kemeri sebebi ile bir kilise üzerine inşa edilmiş olabileceği düşünülüyor.

7. Mevlevi Müzesi

Girne Kapısı’nı ziyaret ettikten sonra 100 metre kadar ileride karşınıza çıkacak olan Mevlevi Müzesi, yine kolay ulaşılabilen tarih duraklarından biridir. 17. Yüzyılda daha geniş bir alana yayılmış olan müze, en kıymetli eserlerini Kıbrıs Türk Etnografya Müzesi’nde sergiliyor. Dolayısıyla ziyaretçiler tarafından oldukça dikkat çekici olarak değerlendiriliyor.

8. Saçaklı Ev

İngiliz idaresi döneminde inşa edilmiş olan Saçaklı Ev, Bedesten’in doğu tarafında kalan küçük ve hoş bir binadır. Saçaklı evde yer alan iki odadan biri, Orta Çağ’a ait olduğu sanılan mezar taşları ve çeşitli heykelleri sergilemek için kullanılırken, diğeri ise heykel yapımına ayrılmış olan bir atölye görünümünde düzenlenmiştir. Binanın sergiledikleri kadar mimarisi de göze çarpmaktadır. Bu sebeple de turistler ziyaret etmeyi tercih etmektedirler.

9. Selimiye Camii

Selimiye Camii, kentin hatta adanın en kıymetli tarihi değerlerinden biri. 1208 ile 1326 yılları arasında inşa edilmiş olan cami, ilk yıllarında bir katedraldir. Bu sebeple yapıda gotik mimari örnekleri görmek mümkündür. 1570 yılında Osmanlı İmparatorluğu2nun hâkimiyeti ile birlikte katedrale minare eklenerek cami haline getirilmiştir ve Aziz Sophia Camisi olarak anılmıştır. 1954 yılı itibariyle ise Selimiye Camii adını almıştır.

10. Venedik Sütunu

Lefkoşa’nın en önemli ve merkezi meydanı olan ve Sütunlu Meydan olarak anılan yerde bulunuyor Venedik Sütunu. Kıbrıs adasının Venedik kontörlünde olduğu dönemde haraç olarak Salamis’ten getirilmiş olan bir eserdir. Granit sütunun detaylarına dikkat edecek olursanız, üstünde Aziz Mark’ın aslanı, alt kısmında ise soylu Venedik ailelerinin silah işaretleri yer almaktadır. Hem meydana ismini veren hem de ilgi çekici bir tarihi eser olarak değerlendirilen sütun, şehir tutunuzda mutlaka karşınıza çıkacaktır. Özellikle gitme planı yapmasanız dahi, meydanda yer alması sebebi ile göreceksinizdir.