Vize istemeyen, uğraşma ya da beklemeye gerek olmayan, hem yakın hem de eşsiz güzellikte bir gezi rotasıdır Kıbrıs. Kıbrıs’a gitmek ve tarih ve doğanın mükemmel uyumu ile tanışmak için her zaman kendinize bahane yaratabilirsiniz. Üstelik hiç pişman olmayacak tekrar gitmek isteyeceksiniz. Adanın her bir köşesi, ayrı bir güzellik ve huzur kaynağı. Bazı kentler, deniz ve eğlence vadederken, bazıları sakinlik ve huzur sunuyor. Bazıları ise tam anlamı ile tarih ve kültür şehri. Hepsini bir araya getirebileceğiniz mükemmel bir geziyi ise aslında 4 günde tamamlayabilirsiniz. Elbette ki 4 günde 4 şehir bir nebze yorucu olacaktır ama kesinlikle pişmanlık duymayacağınız bir gezi de olacaktır. Mümkünse gezi sürenizi uzatın ama olmuyorsa da kendinizi eğlence ve maceranın içine bırakın. Kıbrıs tüm güzelliği ile sizi bekliyor. Hangi şehirde 1 gün nasıl geçirilir hep birlikte bakalım. Bir şehrin güzelliklerinin sadece bir güne nasıl sığdırıldığına inanamayacaksınız ama yola çıkmak için de acele edeceksiniz.

Lefkoşa’da Tarihe Yolculuk Başlıyor!

Uçak bileti satın alarak adaya gelmeyi planladıysanız, Ercan Havalimanı’na yani Lefkoşa’ya iniş yapacaksınız. Dolayısıyla gezi Lefkoşa ile başlıyor. Bütün bir şehrin değerleri bir günde nasıl görülür? Eğer görünüzde İstanbul gibi 7 tepeli kalabalık bir şehir canlanıyorsa elbette bu imkânsız ama Lefkoşa öyle değil. Sahip olduğu tarihi yapıların ve görülmesi gereken yerlerin neredeyse tamamı birbirine çok yakın. Hatta yürüme mesafesinde. Bu durumda Lefkoşa’yı bir günde gezmek de haliyle mümkün. Hatta kalan zamanınızı şehrin sokakların boş boş dolaşıp alışveriş yaparak geçirebilirsiniz. Görmeniz gereken tarihi yapılardan bahsedecek olursak, Büyük Han, Selimiye Camii yani St. Sophia Katedrali, Lefkoşa Surları, Girne Kapısı, Bedesten ve Venedik Sütunu ilk akla gelenler ve de en önemlileridir.

Büyük Han, hem muhteşem görünümlü hem de huzurlu bir Osmanlı yapısı. 1572 yılında Osmanlı Valisi olan Muzaffer Paşa tarafından inşa ettirilmiştir ve ada genelinde hem mimari hem tarihi hem de kültürel anlamda önem taşır. Selimiye Camii ise aslında katedral olarak inşa edilmiş olan bir yapının Osmanlı devrinde İslam ibadet merkezine çevrilmesi ile kente kazandırılmıştır.  Lefkoşa surları, kenti daire şeklinde çevreler ve bir kısmını hatta en önemli noktaları olan giriş kapılarını görmeniz yeterlidir. Girne kapısı da bunlardan biridir. Lefkoşa gezinizi bu tarihi noktalar çerçevesinde şekillendirip, sıradaki şehrinize doğru yola çıkabilirsiniz. Bu arada yemek ve kahve molası verdiğinizde, adaya has yemekleri ve Kıbrıs kahvesini denemeyi unutmayın.

Gazimağusa’da hem deniz, hem tarih, hem eğlence!

Gazimağusa, genellikle Eskişehir ile bağdaştırılır. Bunun sebebi, Gazimağusa ’da yer alan Doğu Akdeniz Üniversitesi’dir. Öğrenci sayısının fazlalığının yanında Porsuk çayı yerine konan Gazimağusa limanı mevcuttur. Kentin aslında görülecek yerleri fazla olsa da, en önemli ve görmeden gitmeyin denilecek durakları Salamis Harabeleri, Othello Kalesi, Venedik Sarayı ve Lala Mustafa Paşa Camii’dir. Bunun dışında derin liman özelliği gösteren kent limanı, huzurlu ve keyifli zaman geçirmek için uğramanız gereken yerlerden biri.  Bir de tarihi durakların genel özelliklerinden bahsetmeden önce belirtmek gerek ki, Gazimağusa’da gece kulüpleri ve yaz aylarında plajlar mutlaka bir atmosferini görmeniz gereken yerlerdir. Ayrıca Gazimağusa’da zamanınızı daha verimli kullanabilmek için araç kiralamanızı öneririz.

Kısaca tarihi duraklarınızın detaylarına bakacak olursak ise ilgi çekici detaylar ile karşılaşıyoruz. Salamis Harabeleri, adanın az sayıdaki antik yerleşim alanlarından biri olması sebebi ile büyük önem taşıyor. Ayrıca turistler tarafından sıkça ziyaret edilip oldukça beğeni kazanıyor. Othello Kalesi ise pek çok önemli esere esin kaynağı olmuş olması ve heybetli görüntüsü ile beğeni topluyor. 14. Yüzyılda Lüzinyanlar tarafından inşa edilmiş olan kalenin, Umberto Eco ve Walt Disney gibi isimlere esin kaynağı olduğu iddia edilir. Venedik Sarayı ise yine aynı dönemlerde Lüzinyanlar tarafından inşa edilmiş olan bir yapı. Mimari özellikleri ile değer kazanmaktadır. Lala Mustafa Paşa Camii, kentteki en dikkat çekici Osmanlı eseri olmakla birlikte, ada genelindeki en kıymetli Osmanlı yapılarından da biridir.

Girne Tam Anlamı ile Eğlencenin Merkezi

Girne, özellikle limanı ile ünlenmiş ve hatta dünya genelinde üne sahip olan bir nokta. Plajlarının yanında, gece kulüpleri ve kumarhaneleri, dünya yıldızlarını dahi buraya çekiyor. Girne’de görülmeye değer çok sayıda tarihi ve kültürel değer bulunuyor. Bunları görmek elbette ki Girne gezisi için olmazsa olmazdır. Ancak gündüz Girne'nin tarihine yolculuk ettikten sonra gece de eğlence kulüpleri ve kumarhanelerini görmelisiniz. Kumarhaneler tecrübesiz olanlar için biraz tehlikeli olabileceğinden dikkat etmekte fayda var. Gece kulüpleri ise çeşitli seviyelerde pek çok seçenek ile sunuyor. Dünya genelinde üne sahip kulüplerin olduğunu da belirtelim.

Girne ’de 1 güne sığdırabileceğiniz tarihi değerler Girne Kalesi, Buffaveneto Kalesi, Batık Gemi Müzesi ve İkon Müzesi olabilir. Bunları sürenize göre siz sıralayabilirsiniz. Zaman tasarrufu için ise kesinlikle araç kiralayarak gezmelisiniz. Adadaki kısıtlı zamanınızı daha değerli hale getirmiş olacaksınız böylece. Girne Kalesi ile başlayacak olursak, kale ada genelinde en görülmeye değer nokta olarak ifade edilebilir. Buffaveneto Kalesi ise Girne’de yer almakla birlikte size eşsiz bir Lefkoşa manzarası sunması ile görülmeye değerdir. Batık Gemi Müzesi, dünya genelinde eşine pek de rastlanmayacak bir müze. Gerçek ve tarihi bir batık gemiyi, tüm detayları ile burada görebiliyorsunuz. İkon müzesi ise aslında kilise olan fakat Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulması ile birlikte müzeye çevrilmiş olan bir yapıda yer alıyor. Bu sebeple hem sergiledikleri hem de müze binası ile tarih kokan bir durak.

Güzelyurt’ta Huzur Sizi Bekliyor.

Bir gün dahi kalsanız Güzelyurt’un huzurunu hissedebilirsiniz. Adanın kuzeybatısında yer alan bu verimli topraklar turunçgil bahçeleri ile harika kokular bırakır sokaklara. Burada Akdeniz meyvelerinin en lezzetlilerini yiyebilir, sıcakkanlı insanları ile sohbet edebilirsiniz. Görülmeye değer tarihi ve kültürel anlamda pek çok yer olsa da Güzelyurt’ta asıl unutamayacağınız şey, bu sıcakkanlı insanlar ile yapacağınız hoş sohbetlerdir. Bu bölgede gezip, görülmeye değer yerleri görmek ve zamanınızı verimli kullanmak adına, diğer kentlerde de olduğu gibi burada da araç kiralamak en iyi yöntem gibi görünüyor. Kente iniş yaptığınız andan gezinizin sonuna kadar adada kiraladığınız araç ile gezmek ise son derece keyifli bir Kıbrıs gezisi anlamına gelecektir.

Güzelyurt’ta en görülmeye değer noktalar ise başta Soli Harabeleridir. Ardından ise St. Mamas Manastırı ve Mavi köşk oldukça ilgi çekici duraklar olacaktır. Soli Harabeleri, oldukça eski bir yerleşim alanı olarak adanın geçmişine ışık tutuyor. Bu kapsamda yer alan bazilika, tiyatro ve benzeri yapılar görülmeye değerken, kazı çalışmalarında ele geçirilen çok daha kıymetli kalıntılar da mevcuttur. Bunları ise Güzelyurt Arkeoloji ve Doğa Müzesi içerisinde görebilirsiniz. Tarihi ve mimarisi ile büyüleyen St. Mamas Manastırı ve gerçek olduğuna inanılan ilginç bir hikâyeye sahip olan Mavi Köşk ise gezinizin devamında uğramanız gereken diğer önemli duraklardır.