Eski devirlerde Anadolu’nun bir parçası olan Kıbrıs, suların yeryüzünde bazı karaları basması sonucu meydana gelen adalardandır. Yapılan kazılarda adada Ortadoğu kültürüyle alakalı eserler bulunmuştur.

Adanın güneyinde yapılan arkeolojik kazılar neticesinde ilk insan yerleşimcilerinin MÖ. 9000 yıllarında bazı yapılar bıraktıkları görülmüş ve Cilalı Taş Devri döneminde buralara yerleştikleri anlaşılmıştır. Kıbrıs'a insanların yerleşiminin MÖ. 10000 yıllarını bulduğu tahmin edilmektedir.  Ayrıca ilk yerleşimcilerin Anadolu'dan gelmeye başladıkları, MÖ. 7000 tarihlerinde de Filistin, Lübnan ve Suriye üzerinden de insanların buraya geldikleri tahmin edilmektedir. Kıbrıs'a Anadolu üzerinden gelen kişiler kıyı bölgelerinde toplu yerleşim bölgeleri kurmuşlardır. İlk yerleşimcilerin Anadolu üzerinden gelen insanlar olduğu tezi ise, bazı tarihî yerleşim bölgelerindeki eserlerin birbirlerine benzemesinden dolayı iddia edilmektedir.

Adanın bilinen ilk sahibi Mısırlılardır. Ada daha sonra sırasıyla Hititlere, Asurlulara, Fenikelilera, Medlere, Roma ve Bizans İmparatorluğuna, Müslümanlara, Emevilere, İngilizlere, Latinlere, Osmanlılara, İngilizlere geçmiştir. Türkiye, garantör devlet olarak 20 temmuz 1974’te birinci, 14-16 Ağustos 1974’te de ikinci barış harekatını gerçekleştirmek mecburiyetinde kaldı. Türk Ordusunun muvaffakiyetle gerçekleştirdiği askeri harekatlar neticesinde Kıbrıs’ın istiklali muhafaza edilip, adadaki Türkler imha edilmekten kurtarılarak, Kıbrıs Türk Devleti için zemin hazırlanmıştı. Yıllardan beri devam eden görüşmelerde kesin bir neticeye gidilemeyince, Kıbrıs Türk toplumu 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devletini, 15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhûriyetini kurarak, istiklalini ilan etti.

5 Temmuz 1974'te Türkiye, Yunanistan ve İngiltere dışişleri bakanları I. Cenevre Konferansı çalışmalarına başladı. 30 Temmuz'da sona eren konferansta Türk tarafının istekleri doğrultusunda: 'Ada'da bir güvenlik bölgesinin kurulması, Rum ve Yunan işgalindeki Türk bölgelerin derhal boşaltılması, esir durumda olan asker ve sivillerin mübâdele edilmeleri veya serbest bırakılmaları, barışın sağlanması ile birlikte anayasaya uygun bir hükûmetin yeniden kurulmasının temini, Kıbrıs Cumhuriyeti'nde Kıbrıs Türk Toplumu ile Kıbrıs Rum Toplumu olmak üzere iki otonom idarenin mevcûdiyeti' kabul ve ilan edildi.
Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, Kıbrıs'ta gelişmelerin kötüye gitmesi nedeniyle diplomatik görüşmeler yapmak üzere Londra'ya gitti.Türkiye Büyük Millet Meclisi acil olarak toplanarak, Hükümete savaş açma yetkisi verdi. 
20 Temmuz 1974 sabahı Türk ordusu havadan indirme ve denizden çıkarmaya başladı. Türk paraşütçüleri Lefkoşa'nın kuzeyine, Hamitköy - Gönyeli ve Pınarbaşı bölgelerine indi. Denizden çıkarma Karaoğlanoğlu plajına yapılmıştır. Rumlar, Türkiye'nin 1963 ve 1967'deki gibi adaya müdahale edemeyeceğini düşünmüş bu yüzden ilk başta etkili müdahale edememişlerdir.Ancak akşama doğru karşı harekata başlamışlardır.Türk ordusu 22 Temmuz'da Girne'yi ele geçirdi. Yunan birliklerinin Ada’da garantör olarak bulunan Kıbrıs Türk Alayı'na saldırması ise, çarpışmaların ada geneline yayılmasına neden oldu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 353 sayılı kararının 5. maddesi gereği 22 Temmuz 1974 tarihinde ateşkes ilan edildi. Türk müdâhalesi sonucu Yunanistan'daki cunta idaresi ve Kıbrıs Cumhuriyeti'ndeki Nikos Sampson Hükûmeti de yıkılmıştır.

8 Ağustos'ta II. Cenevre Konferansı'nın yapılmakta olduğu zamanda Türklerin Limasol ve Larnaka civarında bir miktar köyü boşaltmış olmalarına rağmen, Millî Muhâfız Alayı ve EOKA-B ele geçirdikleri yerleri tahliye etmedikleri gibi ellerindeki esirleri de serbest bırakmamışlardır. Cenevre'de sürdürülen görüşmeler sırasında anlaşmanın mümkün olmadığı kanaati pekiştiğinde harekâtın yeniden başlatılacağı anlamına gelen "Ayşe Tatile Çıksın" parolasını Başbakan Bülent Ecevit heyet içerisinde yer alan Prof. Dr. A. Halûk Ülman aracılığı ile Cenevre konferansına katılan Türk Dışişleri Bakanı Turan Güneş'e bildirmiştir. 'Ayşe', Turan Güneş'in kızı Ayşe Güneş'in adıdır.Bunun üzerine 13 Ağustos'ta Türk birlikleri tekrar ilerlemeye başladı. 14 Ağustos'ta Türk birlikleri başkent Lefkoşa'ya girdi. 16 Ağustos'ta Lefke ve Magosa geri alındı.
1975 yılında Kıbrıs Türk Federe Devleti, 15 Kasım 1983'te ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurulmuştur.